Zeytinyağı sektöründen tüketicilere uyarı: Piyasada 2023’ten kalan ürünler var

Türkiye 2025–2026 zeytinyağı hasat sezonuna girerken, bir önceki yılın yüksek rekoltesi nedeniyle oluşan stok fazlası sektör temsilcilerini endişelendiriyor. Üreticiler, uygun şartlarda saklanmayan 2023 sezonu yağlarının hâlâ piyasada dolaştığını ve bunların ciddi kalite kaybına uğradığını belirtiyor.

Gemlik merkezli Oli Vogue’un kurucusu Pelin Canbay, tüketicilerin etiket okumaya önem vermediği için riskin büyüdüğünü dile getirerek, “Eski yağlar plastik şişelerde, markasız şekilde bile satılıyor. Bunların büyük kısmı oksitlenmiş durumda” uyarısında bulundu.

Tüketici için iki büyük tehlike: Tağşiş ve kalite kaybı

Canbay’a göre, sektördeki en büyük tehdit tağşiş. Zeytinyağına pamuk yağı veya ayçiçek yağı gibi tohum yağlarının karıştırılması hem tüketiciyi aldatıyor hem de sağlık riski oluşturuyor.

İkinci risk ise sahte olmasa bile, eski stoklardan kalan ve doğru şekilde saklanmamış zeytinyağları. Yüksek sıcaklık, ışık ve hava temasının hızlandırdığı oksidasyon, yağın hem besin değerini hem de tadını yok ediyor.

Canbay “Oksitlenmiş yağlar sadece lezzet kaybına yol açmaz; vücutta serbest radikallerin artmasına neden olarak fayda yerine zarar verebilir” diyor.

Fiyat tek kriter değil

Artan yaşam maliyetleriyle tüketici daha ucuz zeytinyağlarına yöneliyor. Ancak Canbay, piyasa ortalamasının çok altında satılan ürünlerin büyük risk taşıdığını belirtiyor:

Canbay, “Ya tağşişli ürünler ya da geçen yılın oksitlenmiş, besin değerini kaybetmiş yağları. Ucuz aldığını düşünen aslında zeytinyağı olmayan bir ürüne para veriyor” diye konuştu.

Tüketici nasıl korunabilir?

Sektör temsilcileri iki temel öneride birleşiyor:

– Etikette hasat yılını kontrol edin. “Yeni hasat” ibaresi eski yağ riskini ortadan kaldırır.
– Şeffaf markaları tercih edin. Asitlik, polifenol ve saflık testlerini açıkça paylaşan üreticiler güven veriyor.