Lal Batman’ın Kişisel Sergisi “The Grand Excess” Pilevneli Dolapdere’de İzleyiciyle Buluşuyor
Tarihsel referanslar ile çağdaş görsel kültür arasında beklenmedik karşılaşmalar yaratan disiplinlerarası bir sanatçı olan Lal Batman, kişisel sergisi The Grand Excess ile 29 Ocak’ta Pilevneli Dolapdere’de izleyicilerle buluşacak. Batman, bu sergisinde sosyal medyanın parıltılı yüzünü sorgularken, geçmişin zarafetini günümüzün yapay ihtişamıyla karşı karşıya getiriyor.
Sanatçının pratiği, antik uygarlıklardan modern dönemlere uzanan kültürel izlerle Güney Amerika, Uzak Doğu, Orta Doğu ve Batı’ya ait görsel öğeleri bir araya getiriyor. Batman, Antik Mısır ve Yunan dönemlerinden 18., 19. ve 21. yüzyıllara uzanan tarihsel katmanları bir araya getirerek, tarihsel belleğin bugünde nasıl yeniden biçimlendiğine odaklanıyor. Sergi, zamana yayılan imgeleri güncel estetik tercihlerle buluşturarak alışılmış görsel hiyerarşileri sorguluyor ve çağımızın yüzeyselliğine yönelik derin bir eleştiri sunuyor.
Katmanlı Yüzeylerde İzleyiciyi Okumaya Davet
Lal Batman malzeme kullanımında çeşitliliği merkeze alıyor ve dijital altyapıyla hazırladığı desenlerini mürekkep, akrilik, oyma dokulu kâğıt yüzeyler, doğal ve cam taşlar ile incilerle bir arada kullanıyor. Farklı dokuların karşılaşması, işlerin fiziksel varlığını güçlendirirken izleyicileri yapıtların zaman katmanlarını okumaya davet ediyor. Yüzeyler, geçmişten taşınan fragmanların bugünde yeni anlamlara dönüştüğü çok katmanlı sahnelere dönüşüyor.

Lal Batman, eserlerinde lineer bir ilerleyişten kaçınarak parçalanmış, üst üste bindirilmiş ve farklı okumalara açık sahneler oluşturuyor. Üretim sürecinde video unsurunu çoğunlukla çalışmanın son aşamasında konumlandıran sanatçı, mekân algısını dönüştüren ve deneyime vurgu yapan düzenlemeler geliştiriyor. Bu yaklaşım, eserlerinin yalnızca izlenen değil, içinde zaman geçirilen yapılar haline gelmesini sağlıyor.
Malzeme ve Mekânın Diyalogu
The Grand Excess eseri, geçmişin estetik değerlerini çağdaş bir bağlamda ele alan görsel bir manifestoyu temsil ediyor. Sergiye, MG Gülçiçek tarafından sanatçının hikâyesinden yola çıkılarak tasarlanan özgün bir parfüm eşlik ediyor. Sergi mekânında eserlere eşlik eden bu koku, izleyicilere çok katmanlı bir duyusal deneyim sunmayı hedefliyor.